ASTSUBAYLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI - (1)

Değerli meslektaşlarım ; 
Bizlerin sorunlarının en başında hepimizin ve herkesin bildiği gibi ekonomik sorunlar gelmektedir. Yani basit bir tabirle cebe girecek paradır. Aslında genel olarak sorunlarımızın kaynağını kısaca özetlemem gerekirse; bilgisizlik (ilgisizlik), ekonomik sıkıntılar ile birlik ve beraberliğimizi koruyamamaktır.
Hastalıklarda olduğu gibi önce teşhisi ortaya koyarak sonra tedavi yollarını uygulamak sorunların çözümünde en etkin ve doğru bir yoldur. Mecazi manada öncelikli olarak sorun biziz yani bizler olmasaydık, böyle bir sınıf olmasaydı hiçbirimiz bu konuları konuşuyor tartışıyor ve çözüm yolları arayışında bulunuyor olmayacaktır. O halde ortada bir sorun varsa o sorunu çözecek olan da yine bizler olacağız. Ama bu sınıf ve meslek grubu; ülkemizde olduğu gibi tüm dünya devletlerinde de mevcuttur ve olmaya da devam edecektir. 
Demek ki *** sorun belli, çözümü ise YİĞİT düştüğü yerden kaldırılır prensibi ile bunu birlik ve beraberlik içerisinde ilgili imza makamlarına çeşitli şekillerde bıkmadan, usanmadan, ulaşarak, kapılarını aşındırmaktan geçecektir. Bir ülkenin olmazsa olmaz bir meslek grubu içerisinde bulunan bu mesleğimizin görmezlikten gelindiği, görülmek istenmediği ve göz ardı edildiği de bir gerçektir. Evet bu iki hususu bağdaştırıp kör olmayan gözlere gösterme gibi bir de sorumluluğumuz da vardır.
Sorunlarımızı Hukuki (yasal), Ekonomik, Kültürel ve yaşamsal açıdan ele alarak yukarıda belirttiğim nedenlerden; BİLGİSİZLİK, EKONOMİK İMKANSIZLIK ile BİRLİK ve BERABERLİK içerisinde hareket edemeyişimizin sonucu olarak bugünlere kadar gelerek çözüm sürecine girememiş bulunmaktayız. 
Bu meslek grubu’nun en açık ve belirgin olarak elde ettiği edinimler hepimizin malumu 1974-1975 yıllarındaki birlik ve beraberlik ile fedakarlık ruhudur. 
TEMAD’ın kuruluşundan bugüne kadar geçen zaman diliminde görev alan hemen herkesin bu derneğe katkısı küçümsenemez. Çünkü bugün itibarıyla 90 şubesiyle ve kendi varlığını topluma hissetirmesiyle bir önceki yazımda da belirtildiği gibi, sadece üç yıllık görevimim sırasında elde edilen maddi-manevi kazanımlar eldeki imkansızlıkları dikkate alındığında kayda değer boyuttaki çalışmalardır. 
Bizlerin çalışırken de aynı konularda sıkıntı içerisinde olmamıza rağmen emekli olunca da aynı şekilde sıkıntılarımızın devam ettiğine şahit olmaktayız. 
Değerli meslektaşlarım ;
Bizim en büyük handikaplarımızın başında (BİLGİSİZLİK) ve ilgisizlik sonucu doğru bilgiye sahip olamayışımızdır. Bunun sonucu da yanlış tavır, hareket, davranış, ve tutumlarımız sorunlarımızın çözümsüzlüğüne neden olan birer etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgi kirliliği ile bir yere varmamız mümkün değildir. Kulaktan dolma bilgilerle, fısıltı gazetelerinin yalan haberleriyle, taraflı yayınlarla, sonuca gitmek mümkün değildir. Bu tür faaliyetlerde bulunanların İnsanımızı kısa süreliğine de olsa gece karanlığına mahkum etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bizlerin bu sorunları çözüm odaklı olarak uzun ince bir yolda tahammül sınırlarını zorlayarak devam eden bir yolcunun hedefine ulaşmasına benzer. Onun için bu konuda yalan, yanlış ve yanlı tutum sergileyerek arkadaşlarımızı bilgi fakiri yaparak topluma en büyük zarar verdikleri kanaatindeyim. 
***ÇÜNKÜ YANLIŞ BİLGİLERLE DOĞRU SONUCA ULAŞILAMAZ*** 
Doğru bilgiyi elde etmekte hepinizin bildiği gibi maalesef yanlış haber yapan sosyal medya ile de sağlanamadığı çok defa görülmektedir. Şimdilik en doğru haberler ancak taşra bilgileri ile değil Genel Merkez mercii marifeti ile gerçekleştirilebilir. Bugün ise Genel Merkez sitesi bu hususta kullanılamadığı gibi şubelerin siteleri amacına uygun kullanıldığı söylenilemez.
Bu husus ise seçildikleri günden bugüne kadar TEMAD GENEL MERKEZİ yönetiminin Siteyi nasıl yönetip bugüne kadar herkesi kör, sağır, dilsiz yaptıkları hepimizin de malumunun bir ilanı olsa gerek. 
Doğru bilgiye sahip olmadan fikir sahibi olduğumuz için geldiğimiz nokta ortadadır. Demek ki objektif ve doğru bilgiye sahip olup onunla fikir yürütmek çözümün bir parçasıdır. Sorunlarımız ağzı olan konuşuyor mantığı ile çözüme ulaşamayacaktır.
Bir diğer sorunumuz ise; (EKONOMİK)
Yumurta tavuktan mı çıktı ? yoksa tavuk yumurta dan mı çıktı ? meselesidir. Yani bizlerin ekonomik refah düzeyi orta seviyede olsa, tüm emeklilerimizin ve çalışanların eş ve çocuklarının bağlı bulunmuş olukları illerde ve ilçelerdeki şubelere her yıl üyeliklerini yenilemekle hem ekonomik hem de sayısal çoğunluğumuzun kaydı sağlanmış olacaktır. Bununla birlikte; Genel Merkezin yurt çapındaki tüm faaliyetlerine güçlü bir katılımla sesimizin daha bir gür çıkmasının sağlanması , Ülke çapında imkanlar ölçüsünde dergi hatta haftalık veya günlük gazete çıkarıp ülke gündemine fikir ve düşüncelerimizle varlığımızı ve katkımızı sunmak, kendimizi daha iyi ifade edebilmenin bu ve benzeri faaliyetlerle etkili bir sivil toplum örgütü olduğumuzu kanıtlamanın yolunun da buradan geçtiği kanaatindeyim. Bunun içinde yönetimlerin şirketler kurup kar elde edecek faaliyetler içerisinde bulunması gerekir. Böylece her türlü sıkıntılarımız çeşitli platformlarda dile getirilip çözüme kavuşması sağlanacaktır.
Üçüncü olarak sorunumuz ise ; (BİRLİK ve BERABERLİK)
Maalesef çalışanlar içinde bizler içinde halen geçerli olan husus birlik ve beraberliğimizi tam koruyamadığımız bir husustur. Bu durum her mevkide imza makamlarının hoşuna giden bir husus olsa gerek. Toplumları ve milletleri yönetmenin en iyi yolu böl, parçala ve yut……!
Bu bizler için milletimiz için hatta geri kalmış tüm toplumlar için kaçınılmaz bir kuraldır. Bundan kurtulmanın tek bir yolu vardır o da sen, ben, o, siz, biz, onlar, şunlar, bunlar yok sadece ve sadece *BİZ VARIZ* demekten geçiyor. Günümüzün Moda lafına uymakla sorunlarımızın çözümüne bir adım daha yaklaşmış olacağız. O da * FARKLILIKLARIMIZ ZENGİNLİKLERİMİZDİR* deyip takılmadan geçersek bir elin nesi var iki elin sesi var atasözüyle KUVVETİMİZİ birleştirip sorunların topluca çözümü sağlanmış olacaktır. 
Mevcut yönetim seçilmeden önce bu tür sloganı da kullanmıştı ancak; göreve geldiği gün kapılarını maalesef herkese kapatarak randevu sistemini savunmuş ve bugünün yalnızlığını kendine yaşam biçimi seçerek üyelerimizin büyük çoğunluğunun küstürülmesine neden olmuşlardır.
Elbette herkesin bir düşüncesi olacaktır. Önemli olan bu düşüncenin bilgili ve ilgili beyinlerle bir araya gelerek birlikte yapılacak olan ortak çalışmalarda değerlendirilmelidir. 
Birlik ve beraberliği sağlamanın en önemli etkenlerinden biri de büyük TÜRKİYE CUMHURİYETİ vapurunun içinde olduğumuzu ve bu vapurun içinde de bizlerin daha küçük bir gemide aynı kaderi, aynı acıları ve mutlulukları paylaşan birer fertler olduğumuzu akıldan çıkarmamaktır. Hiçbir şekilde bu vapur ve gemilerin ne pahasına olursa olsun su almasına, müsaade etmeden yolculuğumuza devam etmenin yollarını sağlamalıyız. 
Evet eşit işe eşit ücret bir dünya sloganıdır. Bunu hayata geçirip uygulamakta kanun koyuculara, yasa çıkarıcılara aittir. İşte bizler yukarıda belirttiğim üç engelin aşılmasını sağlamak biz üyelerle yöneticilere düşen faaliyetlerdir. Sorunlarımızı dünya standartları seviyesine getirilmesi için derneğin kuruluş amaç ve gayesi çerçevesinde yürütmekte seçimle iş başına gelen yönetimlerin asli görevleridir. 
Biz sorunlarımızı kırıp dökerek değil, yasalar çerçevesinde kendimize yakışan bir tutum ve davranış içerisinde çözülmesi için faaliyetlerimizi sürdürmeliyiz.
Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da bağnaz, tutucu, önyargılı, inat, kinci, kendini beğenen, kendi doğrularından başka doğruları kabul etmeyen düşünce sistemine sahip insanlarda elbette olacaktır. Dileğim, bu yanlış bilgilerini kendilerinde saklamaları toplumumuz yararına olacaktır.
İLGİSİZLİK’te bizlerin zaaf noktalarımızdan biridir. Bana ne başkaları yapsın, biz onları yönetime seçmedik mi, TEMAD bana ne veriyor\verecek, başkası çalışsın nasıl olsa bana da gelir, ben günümü gün etmeliyim, zaten bir şey alamıyoruz\alamayız, benim elimden bir şey gelmez, biz bu işi başaramayız gibi kendimizi tanımamanın ifadesi içerisinde ki ümitsizlik ve bıkkınlık ifade eden bu sözcük sahiplerinin yönetimlere yardımcı olmadığı gibi çalışma içerisinde bulunan arkadaşlarımıza da birer engel teşkil etmektedirler. Hiçbir yemek çiğnenmeden yutulmaz. Ağlamayan çocuğa meme verilmez gibi atasözlerimiz bile çalışmadan bir şey elde edilemeyeceğini göstermektedir. Bizler haklı olduğumuz konularımızı yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı anlatamadık. Onun için özellikle birlik ve beraberliğin çözüme büyük katkısı olacağı kanısındayım. 
Bir sonraki makalem yasal sorunlarımızın açılımı olacaktır. 
Hepinize selam ve saygılarımla 
TEMAD ESKİ GENEL SEKRETERİ*